29 Aralık 2013

2013'ün Son Yazısı - Geziden Psikopat Notlar

Son yazımı yazdıktan sonra biraz ara veriyim istedim ama sanırsam yapamadım.. Hem 2. kitaba başladım, onu da devam ettirmek istedim.. Hem de blogu öğreniyorlar, bu sayı gitgide artıyor, ona da ayrı bi üzgünüm.. Keşke anonim kalsaydım diyorum ya, azıcık tutsaydım da şu dilimi insanlara söylemeseydim, twit atmasaydım.. Ama tanıdıklar okuyunca gelip güzel şeyler söylüyorlar, mutlu oluyorum biraz da.. Neyse, şu an girmem gereken bi sürü saçma sapan konu var, başlıyorum şimdi.
.......
Gezi yapılıyordu okulda, dedim katiliyim hani nolacak, hem eğlenirim arkadaşlarım da geliyor.. Kayseri-Erciyes-Nevşehir gezilecek.. Ama cumartesi saat sabahın beşinde uyanıp okula gelecektik, yolculuk öyle başlıyor çünkü.. Ben bunu duydum, acayip ikilemde kaldım lan! Yahu şu hayatta en çok neyi seviyorsun deseler, uyku ve yemek yemek derim ne diyim başka!! Ama arkadaş zorlaması, azıcık istek derken cumartesi sabah 5'te uyanık buldum kendimi.. Valizi de gece hazırlamaya bi üşendim bi üşendim, mal gibi sabah hazırlardım diye düşünüp sadece içine 2 pantolon attım.. Sabah uyandım, valize artık o kapalı gözlerimle ne atarsam dedim, bi de bi yolluk yapmışım kendime yiyeceklerden.. Sadece bi çanta o yiyeceklerdi.. Karam aldım bi sürü, canga mı janga mı her ne boksa ondan aldım bi sürü, çikolatalar, krakerler ooooffff aklın durur yani, tam tetematlı bindim işte otobüse..
Yolculuk güzel, sabah uykuluyuz hepimiz ama sonradan açıldık.. İlk önce bizi aldılar Erciyes'e götürdüler.. Kar falan filan vardı, lan çok güzeldi!! Ne zaman karlı bi yere gitsem, sanki hayatımda ilk kez görmüş gibi mutlu oluyordum ya.. Bizim elimize verdiler mi kocaman kızağı? Hayatımda hiç kaymamışım, etraf çançinçon amcalarla dolu.. Ama olsun, yapacam lan dedim, aldım o kızağı işte en tepeye çıktık tüm otobüs.. Oturdum üstüne, kaymaya başladım.. Gayet hızlı gidiyor, ama tek sorun önümdeki gerizekalı çocuğun kızağının kayarken arkaya fırlattığı karlar. Gözüm yüzüm ağzım ulan her yerim kar oldu, dondum ya!! 
Ha bi de bendeki salaklığa bakar mısın. İnsan geceden hazırlar, her şeyini koyar, ohh rahat rahat yatar. Sabah uyanınca böyle oluyor işte.. Ne eldiven almışım ne bere.. En son kulaklarımı elliyordum yerindeler mi hâlâ diye.. Eldiveni de bi kızdan aldım, mosmor bişey, yeminle cemil ipekçi gibi oldum ya.. Ama napim bi tek o iki çift getirmişti.. 
Biz baya yorulduk kaymaktan, dediler ki yemek yiceksiniz.. Allaaahh benim gözler bi açıldı hemen, koştuk işte, canın çekmesin sucuk ekmek yedik.. Ulan allahın belaları, hiç beğenmedim o ayrı mesele! Sonra işte benim berbat saatlerim başladı..
Yedikten sonra bizi şömineli bi odaya aldılar, fıstık gibi ortam, öğretmenler bomba, sohbet koyu.. Üstümde ceketim vardı, hani her ceketin tam boyun tarafından iki ip sarkar ya ucunda bi düğme gibi bişey olur.. Ağzıma koydum orayı, habire o yuvarlağı çıkarıp çıkarıp takıyorum.. Sonra bi anda düğmeyi yuttum!!!!! Bildiğin boğazıma geldi, öksürdüm, dedim yutim o zaman.. Yuttum, sonra da ağlamaya başladım...
-hocaaaam düğme yuttum yaaa
-anlamadım oğlum ne diyon sen
-ya düğme diyorum ağzıma koymuştum birden yuttum öleceeeem hüüüüü
-oğlum korkma çıkar o tuvalette
-ARKADAŞLAR, YAKINI DÜĞME YUTMUŞ VE ÖLMÜŞ BİRİSİ VAR MI, YOK DEYİN HÜÜÜÜ
-Var benim, yuttuktan hemen sonra ölmedi ama, biraz zaman geçince öldü..
Ben bi korkmaya başladım, ulan bekliyorum tuvaletim gelsin koşacam sıçacam çıkacak diye. Yoook, ne gelmesi.. Sinir oldum, bi yanım ağlıyor bi yanım gülüyor eğlenmeye çalıştım..
Sonra bizi bi otele getirdiler.. Beş yıldızlıymış kendisi.. Ama dışarıdan baksan 0,5 yıldızlı.. Tabi gezilerin en büyük klasiği ne bu masum ergen liselilerde.. İçkiii. Normalde biliyorsun, ne böyle bağımlısıyım ne başka bi şey. Ama ortam olduğunda falan severim yani.. Almış bizimkiler, bizimkiler dediğim biz 5 kişiyiz işte, erkek erkeğe içecez.. Ama salak gibi para toplayamadık diye, 15 liraya dünyanın en dandik şarabını almışız o ayrı mesele.. Neyse, arkadaşımdaydı bu şarap, geldi bizim odaya.
-Uska disko açılmış, biz oraya iniyoruz, şarap sizde kalsın.
-Oluuurrrrr (şeytani bakış)
Şimdi 5 kişiydik, bu ikisi diskoya indi, kaldık mı üç şeytan başbaşa.. İçsek mi içmesek mi derken en son ben banyodan "Laaann bardak buldum olluum" diye bağırıyordum o ayrı mesele.. O kocaman bi şişe şarabı, her birimiz ikişer bardak içerek bitirdik.. Ama olana bak ki, tüm arkadaşlarım yudum yudum sohbet ede ede içerken ben tek yudumda içtim, midem bulanmaya başladı.. Çünkü akşam yemeği açıkbüfe, bi de para girmiş götüme, dedim ye lan Uska ye!! Et balık tavuğu aynı tabakta yedim lan.. Midem gitti resmen ya! 
Şimdi 5 kişinin içeceği şarabı 3 kişi bitirince bizde başladı bi göt korkusu.. İkisi ağzımıza sıçacak çünkü ama dayanamadık yani.. Ve tam "ne yapsak" derken diskodaki arkadaşım mesaj attı, "Bizsiz içmeyin" diye.. Allaah, resmen boku yedik ya! 
Hemen aklıma şeytanlıklar geldi.. Ne yapsam derken ortaya en pisko fikri attım..
-Kankalar su doldurak bence içine, sonra da ıyy ne iğrenç almışsın sen yaa diyelim
-Oha çok mantıklı, vişne suyu da koyalım hatta
-süper olur bencede, dur yan odada olacaktı
O şişeyi bize verdikleri seviyeye kadar su+vişneyle doldurduk.. Bak bak bak bizdeki manyaklığa bak.. Sonra bizde diskoya indik.. 
Disko dediğim de fena yer değil hani.. Ama öyle ışıklar var ki anlatamam sana.. Böyle ışık hızında kesilip kesilip gelen bi ışık vardı, sanki sen robotmuşsun gibi duruyordu.. Sonra hayatımda hiç görmediğim bi ışık oldu birden..
Sahnedeki herkesin dişleri bembeyaz, gözleri de bi anda fosforlu yeşil oldu.. Bi de arkadaşımla kopuyorum, çocuğun gözleri zaten yeşil gibi.. Vampir gibi oldu.Bi anda çığlık atıp kaçtım, ama nasıl koşuyorum.. Sonra diğer arkadaşımı da gördüm yine aynı şekilde.. Dedim Uska öldün, herkes vampir oldu, seni de öyle yapacaklar.. Bi anda çöktüm koridora ağlamaya başladım.. Sonra gözümü kapattım, "bu bi rüyaa" diye düşündüm.. Meğer ışık yüzünden böyleymişiz ya.. Rezil oldum rezil!! Ama çok korkunçtu, bak cidden.. 
Ve sonra odaya çıktık, herken şarabın etrafına toplandı, hadi içiyoruz durumu yapacaz yani.. Ama biz konuşmuşuz, içip çocuğa suç atacaz "bu neee allaaaan cezasıı" diye.. Bu çocuk içti, "bu şarap değil." dedi.. Biz kaldık böyle, sonra da ben "15 lira oğlum ne bekliyon hadi hadi iç." dedim.. Bu da bıraktı gitti.. Bi anda kapı çaldı, bi baktık 9.sınıflar içki dileniyor. Bi çocuğa verdik "al al için" diye.. Aldı eline vişne suyunu (aslında şarap o hehe!) kafaya dikti şişeyi.. Biz hepimiz "bu ne lan" demesini beklerken çocuk "oohhh çok güzel laaan" dedi.!!!!!!!! Bütün gece buna ayrı bi güldük zaten.. 
Sonra bizim içkiler bitince hadi başka odalara salça olalım diye bi odaya girdik.. Şerefsizler paraya kıyıp 70'lik vodka almışlar ya!! Bi anda kocaman bardağa herkes sohbet ederken doldurdum sek vodkayı, kafaya diktim.. Sonrası yok.. 
İnsan gider içine vişne suyu ekler, ne bilim azıcık içer kocaman bardak ne ya!! Nevrimin döndüğünü hatırlıyorum, diskoya inip çıktığımı hatırlıyorum, of! 
Beni odaya falan almışlar, ulan pijama giyecez bi açtım valizi pijamam da yok! Resmen geziye gelmemiş gibi bi valiz, gittim yan odadan istedim, küçük falan geldi ama olsun yani.. Yattım yatağa, ulan teee hangi odadan birisi horluyor, hocalar koridorda nöbette, ses var ve yatamadım kaç saat.. Sonra uyudum işte, sabahın köründe tekrar kalktık, kahvaltı falan derken bizi turistik bi yerlere götürdüler yine..
Gezerken bi baktım bi sürü japon!! Allahım, a1 de olsa japoncam var, konuşuyim dedim ama bi baktım herkes başıma üşüştü.. Arkadan "ken ay teyk e fotooo" sesleri falan derken biz japonlarla foto çekilmeye başladık.. Ama nasıl tatlılar, ya alıp yicem o yaşlı amca japonu ya!! Bi anda hepsi kameralarını çıkardılar, bizi çektiler, video çektiler.. Hadi bi poz daha çekilelim derken bi baktım 2 tane japon kız birbirine gülerek sarılmış bizi izliyorlar.. Birbirlerine de "maymiymoymoymuyy" gibisinden yarı çığlık yarı japonca bişeyler diyorlar. Dedim gelsinler yahu, hep beraber çekiliriz..
-come comeee (kam kaammm)
-nooo, ihihihi maymiymuy
-kız ne utanıyon kam diyorum sana kam kam!!
Geldiler, foto çekildik falan.. Eğlendim yani.. Sonra da şarkı söyleye söyleye Adanaya döndük, şu an sesim travestinin amcasının oğlu gibi bişey.. Konuşunca bok gibiyim.. Ama her şeye rağmen çok çok eğlendim, her şey güzeldi yani.. Anlatamadığı bi sürü ayrıntı var zaten, onları da sonra çünkü yazı acayip uzadı!
.....
2 gün sonra 31 aralık.. Açıkçası bu yeni yıldan tek beklentim azıcık daha fizik zekası sanırım.. Şubatta Uzun Saçlı Kel Adam 1 yaşında olacak.. Onu da bekliyorum.. Benim için aslında 2013 fena değildi ya.. Kitap yazdım bastırdım, arkadaşlar edindim, eğlendim, çalıştım, bazen başardım.. Ama bunun yanında nenemi kaybettim ki etkisinden çıkamıyorum, dershanemi sevmedim, öğretmenlerimi sevemedim, babamla çok daha fazla kavga ettik.. Ama sanırım burayı sevdim ben.
Dileklerim öyle uzun değil, Allahım sen konuları biliyosun amin:P:p 
Ama gerçekten bu yıl daha farklı olsun istiyorum, umarım olacak ya.. Tamam, belki yazlıkta bi çocuğun çayına işedim, birisinin çocuğundan sırf gıcık alıyorum diye annesine "çocuğun sapıkmış, kızların orasına burasına bakıyormuş" dedim, bi sürü kişiyle aramı bozdum, aralarını bozdum.. Ama çok da yaralandım ben..
Umarım iyi olacak her şey, olsun ya, olsun olsun.

13 Aralık 2013

Kitap yazdım kitap!!!!

Öyle şeyler yaptım ki, 4 aydır yapıyorum yani ama sana yazamadım özür dilerim.. Arkadaşımın doğum günü içindi, o da burayı biliyodu, valla gelir okurdu o yüzden sürpriz boşa gitmesin yani.. Şimdi sana her şeyi en baştan anlatıcam, sonra da hayatımın en güzel duygularını yaşadığımı..
....
Yazlıktayken bi arkadaşım vardı,hani bana doğum günümde Marilyn kutusunu alan var ya..Hah! o var ya oo abo bi yetenekli bi yetenekli anlatamam sana ben.. Kızın 3 tane kitabı var ama hani öyle kalın kalın değil.. bi ara okulda imza günü yaptı kitabını bastırıp.. Bana da anlattı işte bastırdım şurda, imza günüm oldu güzeldi, evet evet sen seçiyorsun kapağı falan diye, bana öyle bi istek geldi ki.. Zaten yazılmış 2 kitabım vardı ama blog sağ olsun olgunlaştırdı beni.. Onun sayesinde daha düzgün yazmaya başladım.. Aklımda kaldı bu bana anlattıkları, imrendim ya..
Biz buluştuk bu arkadaşımla.. Konu yine bu kitap meselesinden açıldı. Aklıma arkadaşım geldi hemen.. ben kitap yazarken hep ona yolladım, "al bak beğendin mi, nasıl olmuş ya" diye diye.. O da sıkılmadan utanmadan okudu beni sağ olsun.. Hep fikrini söyledi.. Bi de 3 senedir arkadaşım yani.. Çok istiyordum ona doğum gününde güzel bi şeyler yapmak.. Dedim yaz lan Uska şu kitabı, nolacak abi, azıcık uğraşacaksın ama onun için değer.. Sonra da bastır..
Ve YAPTIM!
Bildiğin, oturdum ve yazdım ya.. Ağustosta başladım işte, sonlarına doğru, 3 ay gibi bi sürede her gün az az yaza yaza bitirdim.. Ama buraya diyemedim "kitaba başladım" diye, çünkü sürpriz olması gerekiyordu.. Kitabımı da ona ithaf ettim tabi ki, "Alotuma..." diye.. O kadar sevindi ki anlatamam sana.. O sevindi, ben daha çok sevindim yani.. En büyük hayalim gerçek gibi bişey oldu..
Bak sana bastırma aşamalarını anlatim.. Bi yayınevi gibi bi yere gittim ben İksir diye.. Orda kitabı bastırdım, 163 sayfa bu arada.. Dedim ki bana kapak yapar mısınız.. Adam bi fiyat söyledi, kaldım lan öyle.. Dedim kapağı burda yapmiyim, arkadaşıma yaptiriyim.. 
Ama noldu, o arkadaşım bana alotun doğum gününe 5 gün kala "ya ben yapamicam" dedi, kaldım mı dımdızlak.. Elimde sadece 163 sayfa kitap var böyle.. Hemen bi yerler aramaya başladım, dedim kapaksız olsa da olur ama bari ciltli olsun.. Kalktım bi yere gittim ciltlettirmek için.. Adamlar da "biz kapak yaparız sana ya" dedi ama demez olsalardı ya!
Adam bilgisayar başına oturdu, kitap kapağı için ben özel programlar kullanılır sanıyordum ama adam word açtı resmen.. Adam dedi ki -otur bilgisayar başına, nasıl olacağını falan yaz sen.. Oturdum, adını yazdım kitabın, bi de yazar bölümüne benim bu logoyu loydum.. Sonra adam oturdu ve wordde bana hayatımda göreceğim en bok kapağı yaptı.. Dümdüz bi şey! Sinir oldum, hırs yaptım, "Bana 5 dakika verin" dedim, sildim hepsini, oturdum kapak yaptım.. Azıcık olmadı ama olsun ya. Arka kapak bile yazdırtmadılar bana pezevenkler.. "zamanımız yok, kalkarmısın" diye diye bok ettiler beni.. Ve kitabım böyle oldu!
Elime ilk aldığımda dondum kaldım önce.. Bildiğin benim kitabımdı ya.. Sayfaları vardı, sayfa sayıları vardı, numaralar vardı.. bölümleri vardı bi sürü.. Kendim yapmışım ya, düşünsene kendim yaptım, ben yaptım abi!! Aylarca uğraştım ve yazdım, sonunda bastırdım işte. Öyle bi mutlu oldum ki, bambaşka oldum işte.. 
.....
Bizim dil anlatım derslerinde ilk 5 dakika önce birimiz, okuduğumuz kitabı tanıtıyoruz.. Bugün arkadaşım kalktı işte, alot, benim kitabımı tanıttı.. İlk önce yalvardım, hocaya söylemeyelim nolur falan diye ama arkadaşlarım söylesin diye ısrar edince o da "uskanın kitabı ya" dedi.. Hoca önce duymadı, sonra "uzun saçlı kel adam, hımm" dedi, arkadaşım tekrar söyledi "uskanın kitabı hocam" diye.. Hoca kaldı böyle.. kadının suratı değişti.. Ben nasıl terliyorum, içini açıp bakıyor falan.. Çok tebrik etti, nasıl yaptın nasıl başladı diye sordu.. blogun hikayesini ve 5 senelik blogspot maceramı anlattım.. Ya öyle güzeldi ki o anlar.. Herkes şok oldu, sınıfta görmeyenler vardı, oha oha diye yanıma gelenler oldu.. şu an en en büyük isteğim bu kitabın matbaada bi sürü basılıp, okulda da bikaç kişiye satılıp benim o kitaplara imza atmam.. En büyük hayalim bu oldu sana yemin ediyorum.. her gün sadece bunu düşünerek yatıyorum ben.. Öyle güzel bi his ki.. İkinci kitaba bile başladım.. 
Düşünsene, herkesin elinde senin kitabın, böyle sıraya girmişler, sen oturuyorsun onlara senin kitabını imzalıyorsun.. Offff!! Yazarken bile hayallere daldım ben!
Birkaç bölüm adı atiyim buraya.. Ara ara atıcam ilk kitaptan bi şeyler.. Bi de bu kitabı yollamak istediğim birkaç blogger var.. Onlara da en yakın zamanda ulaşıcam inşallah, şu an değil.. Daha sadece 2 tane bastırdım, birisi de sevgilimde.. 
Yani demem odur ki.. 
Özel okullarda ağzıma mı sıçılmadı.. En yakın arkadaşım dediğim insan bana neler mi etmedi.. Babamla neler yaşadım ben.. Eski sevgililerimden kazıklar mı yemedim.. Yazlıkta sevgili olduğumuzu öğrenince, kız arkadaşımın abisinden dayaklar mı yemedim.. Komşu tarafından sırf şarkı söylüyorum diye korkutulmadım mı ya.. Ergenliği en ağır biçimde mi geçirmedim.. 
Yazdım hepsini kitaba.. 
Çok çok mutluyum ben.. İnan, hep istemişimdir böyle bi eserim olsun diye.. Oldu gibi.. 
Bunlar da bölümlerden kesitler..

Bu da iki olsun!

Bu arada...
Uzun Saçlı Kel Adam gibi bi isme sahip olsa da tek tek varlığım bloguma, canımın içi PuCCa'ya, sana yahu sana, blogumu okuduğun için, izleyicim olduğun için, bana mail atıp "yeni yazı gelsin artık" diye yazdığın için, yorumlar yaptığın için, bana güldüğün, benimle üzüldüğün için çoook teşekkür ediyorum çok! ^_^

3 Aralık 2013

Çok çok zaman önce...

Ben yine yazlıktayım, işte daha 5 6 yaşımda bi şeyim.. Kendi halimde takılıyorum falan ama yaşıtım olan diğer oğlanlardan daha farklıyım.. Çünkü adaklıyım.. 
Bizim buralarda bi şey var.. Böyle erkeğin saçını uzatıyorlar 6 yaşına kadar falan, sonra ziyarete götürüyolar seni, orda da saçını kesiyorlar.. Böyle saçını örgü yapıp duvara asıyorlar.. Ya anlatması uzun iş, nedeni de öyle ama annemler de dedem ve nenem istiyor diye uymuşlar, teee 6 yaşıma kadar upuzun bırakmışlar saçımı..
Bi de kızları daha iyi anlıyorum o zamanlar.. O ne yahu.. Mesela banyodan çıkıyorum, erkek gibi saçım olsa kurutması 15 saniye, bi de benim saç gelmiş mi götüme kadar.. Çıkıyorum banyodan, ulan kurut kurut bitmiyor.. Mesela aşağı iniyoruz saklambaç futbol falan oynicaz.. Ağzıma giriyor saçım, herkes oyun oynarken ben annemin yanına çıkıyorum "anne topla yaa" diye.. Hadi onu da geçtim, bi de toka derdi var.. Eğer yanında yoksa yandın, gerçek anlamda yandın o yaz sıcağında, saçın ensene ensene geliyor böyle.. Mesela annemle güne giderdim, ulan "hani olun vardı sibelll" derlerdi anneme ya.. Erkeğim ben erkek teyzaaa, pipim var benimm derdim ama peeeh söylediler yani..
Neyse, ben bizimkilerle anlaşmışım, havuz daha ilk kez açılcak diye hep beraber giricez.. Anlaştık bi güzel, hepimiz koştura koştura gittik havuzun kapısında nöbet tutuyoruz.. Açtı Canan abi havuzu, hepimiz aynı anda atladık, çok eğleniyoruz falan.. 
Sonra havuz dolmaya başladı.. İnsanlar nasıl artıyor ama, bi döndük arkamızı ulan bütün site havuzda.. Benim de saçım uzun ya, nasıl gıcık oluyorum insanların içinde kalmaya.. Birden arkadaşım "hadi yeaaa oyun oynayeekk" dedi, herkes el ele tutuştu, kaykay oynicaz.. Ben tam arkadaşımın elini tuttum, kayıcam.. Arkadan bi oruspu çocuğu "pişşttt kızzz" dedi.. 
Önce üstüme alınmayım, bana değildir ya dedim, inşallah değildir dedim.. Arkamı falan dönmedim çocuğa yani.. Sonra bu ben dönmeyince yine söyledi "piştttt kız naberr" diye.. Ama bana söylüyor yani, arkadaşlarım da durmuş ona bakıyor.. Gözlerim doldu, ulan diyemiyorum çocuğa seninkinden büyük pipim var benim, sen kimsin diye.. Tek dediğim şey "Sus!!" oldu maalesef.. 
Bu oruspu çocuğunu da bi görsen.. Yüzü öyle bi itici ki.. Ağlarsın görünce, bi de aşırı tipsiz.. Babamı hiç sevmez onun babası, bana neler diyor benden en az 15 yaş büyük.. 
Biz devam ettik oynamaya, sonra arkadaşım "yeaaa çok sıkcııııı hadi atlayeeek" dedi, hepimiz koştur koştur havuzdan çıktık, sırayla atlicaz.. Gösteri yapıcaz yani herkese aa benim moralim aşırı bozuk o şerefsiz yüzünden.. Duvardayız, herkes atladı, tam ben atlicam, çocuk arkadan "Senin saçın uzun, sen aslında kızsın." dedi.. Lan benim gözler doldu mu yine.. 5 yaşında çocuğa dediğin şeye bak oruspu çocuğu! Tınlamadım, arkadan gülme sesleri geliyor, yanımda kimse yok herkes havuza atlamış.. Duymayim dedim, hazırlandım, tam koşuyorum, "senin pipin yok aslında, kızsın sen, upuzun saçın var senin" dedi.. Ben durdum şöyle, beynimde şimşekler çakıyor artık.. Küçüğüm falan ama sen beni saf zannetme.. Ulan 6 yaşımdaki günlüğümde "piç berker kendi kaleme gol attım diye beni oyundan çıkardı." yazıyor yani.. Durdum hemen, "yooo benim pipim varrr" dedim çocuğa.. Zannettim ki susacak..
"Yok ki senin pipin, sen kızsın olum, yalan atıyosun, varsa gösterr" dedi.. Şimdi, herkes susmuş bizi izliyor bi kere.. Ya onu tınlamayıp, yani savaşı kaybedip havuza atlicam, ya da var ulan var al sana diye açıp göstericem.. Mantıklı olan tınlamamaktı tabi ama ben naptım.. Mantıksız olan yolu seçtim (herzamnki gibi) ve o duvarın oradan havuzun en başına gittim..
"Görürsün sen şimdi!!" dedim, ama bak herkes susmuş beni izliyor..
O an içime bi vahiy mi girdi noldu.. Birden bağırmaya başladım.. ama elim mayomun ipinde..
"KIZLAAARR GÖZÜNÜZÜ KAPATIIIINN!" dedim ve benim pipi del daşşak falan hepsi ortada..
Arkasını dönenler falan baktı, hatta tüm havuz baktı yani.. 10 saniye bi sessizlik oldu ama ölüm bekleyişi gibi.. Sonra birisi püskürdü resmen gülmedi yani, herkes gülme krizine girdi.. Sonra baktım herkes gülüyo ben de gülim dedim.. ama nasıl gülüyorum, ulan bari mayonu kaldır da gül gerizekalı.. Bi tek o bana laf atan oruspu çocuğu gülmüyor tabi.. Sonra mayomu kaldırdım, havuza atladım, bizimkilerin yanına gittim.. Arkadan o pisliğe "küçücük çocuktan lafı yedin laaan, utan laann" diyorlar tabi.. 
Sonra diğer yaz geldi, tabi bizimkiler daha küçük, herşeyi unutmuşlar, kimsenin götünden haberi yok.. Yani bana gelip de "Uska yaaa geçen yıl pipini nassıl açtın amaa" demiyor.. 
Tam eve çıkıcam, arkadaşımın halası gördü beni, bi kahkaha attı, geldi bana sarıldı.. Ben de ona sarıldım yani severim kadını.. "Hatırlıyor musun nasıl açmıştın oranı yahu, canım yaa" dedi, bastı bağrına beni.. Sonra bikaç kişi daha böyle diyerek sarıldı bana.. Dedim tamam, beni sitede "pipisini açan çocuk" olarak tanıyorlar artık..
Bu seneki yaz da ben yine geziyorum yolda tek başıma.. Yine arkadaşımın halası gördü beni, naber falan filan konuştuk öyle.. Sonra da yine sordu tee ne zamanki soruyu, "hatırlıyomusunn açmıştın ya çocukken" dedi.. Ne diyim kadına, "hihihi evet." dedim yahu..
Anladım o zaman valla.. Bazı şeyleri hiç unutmuyor şu büyükler ya..