7 Şubat 2014

'Son güne bırakmak' bi insan olsaydı, en iyi arkadaşım olurdu herhalde!

Hani yazmıştım ya buraya, kuzenimin düğünü var diye. Hah, o çok beklenen düğün dün gerçekleşti ama başıma gelenleri ne sen sor ne ben anlatiyim... 
Neden siyah ayakkabım yok?
En sevdiğim renk beyaz, hem de öyle bi seviyorum ki.. Maviyi de severim ki blogtan belli oluyor, ama beyazın yeri bambaşka. Saflığı gösteriyor belki ama aynı zamanda çok asil durduğunu düşünüyorum.. Evimi bembeyaz istiyorum, sadece bi odası renkli olsun yeter.. Tabi bu beyaz sevgim her şeyime yansıdı, tüm ayakkabılarım beyaz.. 
Düğünde giyeceklerim belli. Siyah pantolon, beyaz gömlek, papyon, bi de kuzenlerim çok istedi, "uzun boylusun tatlı durur üzerinde." dediler diye de askı takacağım. Beyaz ayakkabılarıma bakıyorum, ulan hepsi spor ayakkabı! Düğünde giyilecek şöyle ağır, siyah hiçbir şeyim yok! 
Düğüne 4 saat var, babamı aradım hemen. 
-Baba ayakkabı almam lazım
-Şu saat olmuş şimdi söylüyor eşşoleşşek!
-Ya baba nasıl alacam bir akıl ver..
-Nenen gilin altındaki yere sor, olmadı beyazlardan birini giy git!
-Baba!!!
-Dıtdıtdıt..
Telefon kapandı, kalktım o dükkana gittim. Direkt sordum kadına zaten, "Abla bana 46 numara düğünlük ayakkabıları göster." Dediği tek şey "bi modelimiz var zaten" oldu.. O modele baktım, 95 yaşındaki amca için..
"Bari 45 numaralara bakayım ya.. Zar zor girer belki...." dedim, tam kafamı ablaya çeviriyordum ki bi ayakkabı gördüm! Allahım, resmen üstünde "Beni giy Uska, giymezsen ağzına mıçacam." yazıyor. Elime aldım "nolur 45i olsun" diye dualar ederek ve acı gerçekle karşı karşıya kaldım... "44'e kadar."
44 falan dinlemem, o ayakkabı girecek ayağıma dedim ama giren tek şey başparmağım oldu.. Ağlamaklı bi şekilde eve gittim, babamdan giyeyim bari, 45 falan ama belki girer dedim.. Bi tane buldum, neyseki çok kötü değil, yaşımdan çok büyük durmuyor.. Ayağıma geçirdim, kenarlar sıktı biraz ama kuzenin için değer dedim ve ayakkabıyı hallettim!
Ütüsüz mü gidecem lan ben!
Anneme kaç hafta önce söylemişim "Anne ütüle ha, bak unutma." diye. Eve geldim, ben yatak odasında yatağa ütülenmiş bi şekilde koyulmuş olarak bekliyordum her şeyimi.. Gördüğüm tek şey çiçekli yatak örtüsü! Odamdaki çekmeceleri açtım ve acı gerçekle yüzleştim.. Annem ütülemeyi unutmuş! 
Daha banyo yapmadım, saç sakal birbirine girmiş, düğüne saatler kalmış, kıyafetlerimin üstünde savaş yapılmış gibi duruyor ve üstelik annem telefonda bana "Söylemedin!" diyor.. Aradım nenemi, "Nolurrr ütüle!" dedim.. Her şeyimi doldurdum poşete, hemen banyo yaptım.. Diş fırçamı bile o poşete koydum, o kadar az zamanım kalmış ki, orada halletmem lazım diye. Hayatımda ilk kez bu kadar kısa sürede banyo yaptım ve saçlarım ıslak ıslak nenem gile gittim, "nene ütüler misinnn" diyerekten..
Kol düğmem nerde?
Nenem sağ olsun hemen ütüledi, ben gömleği giyindim, papyonu falan taktım, sırada gömleğin kol düğmelerini takmak var. Poşete baktım, kol düğmesi yok! Ortalığı velveleye verdim "nerde buu, nene düşürdün dimi" diye.. Bi de kemerimi de o panikle evde unuttuğumu fark ettim ve doğru eve.. Neyseki evlerimiz yakın, nasıl koşuyorum anlatamam.. Bi ara yolda durdum, kendimi Aşkı Memnu'nun finalindeki Behlül gibi hissettim.. He bok Uska.. 
Eve geldim, sadece 10 dakikam var, 10 dakika sonra yola çıkacaz, kol düğmemi masamda unutmuşum ve kemerim de yatağın üzerinde.. Onları aldım, koşa koşa yine neneme gittim.. Askıyı falan halama taktırdım, kol düğmemi taktım ve sonunda hazırım.. Kol düğmesini bulamayınca tüm apartmanı seferber ettim, üst komşu da getirmiş, ona teşekkür ettim ve yola koyulduk..
Gelinle damadın girişinden biraz önce!
Düğün salonuna vardık, en son gelen biz değilmişiz, bi dayım da geç kalmış azıcık, kuzenimi koluma girdirdim ve salona havalı havalı bi giriş yaptım.. Tam havaya girmiştim ki arkadan davul sesleri.. Gelinle damat geliyor! Kuzenimin kolunu bırakışım ve koridora fırlayışım dillere destan olmuştur bence.. Alkışlar falan derken ağlarken bulduk kendimizi işte. 
Düğüncü kişiliğimi okulda/ailede bilmeyen yok.. Düğünde kıçımın üstüne oturmadım yemin ediyorum.. Halay çekerlerken ben ortada oynadım, tüm söz verdiklerimi dansa kaldırdım falan.. Çok ihtiyacım vardı biliyorsun, Bora gitti ya..
Bir yanım çok buruk...
Dün tam düğüne gitmeden ağlaya ağlaya vedalaştık Bora'yla.. Ben ağlayınca bu apartmanı inletmeye başladı, "Gitmicem işte, abim ağlıyor gitmicem, o da gelsin anneciğim nolacak..." diye başladı, ben de daha fazla üzülmesin diye hemen gittim.. Onu çok özleyeceğim, Haziran'ın sonunda diğer kuzenimi de alıp gelecek.. Hele diğerini, onu nasıl özledim belli değil!
Anne tarafındaki kuzenlerim bizim eve çok uzakta oturuyorlar.. Bora baba tarafı, orada da 2 kuzenim var işte, biri temelli Amerika'da, okul yüzünden bazı yıllar gelemiyor. Biri de Bora, o da diğerinin yanına gitti.. Yalnız kaldım anlayacağın.. 

Bugün bu psikopat blogun 1. yılı! Uzun Saçlı Kel Adam'ı ilk açtığımda sana yemin ediyorum 1 ay sadece ben okudum.. Sıfır yorum, azıcık bi istatistik falan.. Sonra ne oldu ne bitti anlamadım, blog patladı lan! Belki görmüşsündür, PuCCa onunla geçirdiğim o fuar gününü Rt'ledi.. Onu da şöyle anlatmam lazım sana..
Ben Twitterda sürterken gittim bunu PuCCaya mention olarak attım, sonra Bora aradı "abi gel yaaa" diye, kalktım gittim.. Eve geldim, bloga bi girdim, istatistik 2bin kişi fırlamış bi günde!? Ağlamaya başladım, arkadaşlarımı aradım "bakanlık paylaştı, elveda Uska" diye.. Sonra trafik kaynaklarında Twitterı gördüm, bi girdim ki PuCCa rtlemiş meğer.. Başladım dans etmeye. Kimse de bana haber vermedi! Seni seviyorum PuCCa! Bu arada 1. yılımız kutlu olsun blogum.. Canımsın lan!
Buyrun bu da Twitterım.. @SacliKelAdam


22 yorum:

  1. Uskaaaaaaa. Ben senin yazılarına gülünce ailem sevgilim var sanacak. Saf saf bakıyorlar bana geçerken. Ama çok komikti yazdıkların. Kahkaha attım sürekli. -bu ilk defa oluyor.- Hele o Behlül dediğin yerde kırıldım gülmekten kendime gelene kadar okuyamadım devamını. Hayal gücüm okumama engel oldu. :D
    Blogunun birinci yılı kutlu olsun. Nice seneler geçiririz inşallah. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spotim, sen gül yeter ki :)
      Amin yahu inşallah ^_^

      Sil
  2. Ayakkabı numaran 46 mı? YUhhh. Boyun kaç çok merak ettim. Bu ayak numarası bazı şeylere delalet diyorlar ya neyse. :D ahaha.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Mert, boy da 1.90..
      Valla da doğru diyorlar :Ppp

      Sil
  3. Seviyorum seni koca ayak :)
    Ha bir de blogunun sene-i devriyesi kutlu mutlu olsun :)
    xoxo
    benguk aplan :)

    YanıtlaSil
  4. Uska gene güldürüyorsun,şu an yorum yazarken bile hatırlayıp gülüyorum ahahah
    beyazlar içinde damat gibi sokakta koşmalar :D anlatırken hayal etmeye çalıştım havalı olmuşsundur sen ya :) Ayyy ama bir de senin havanı davul sesi yıkmış ya :) kahretsin ahahahaha
    Benim de çok sevdiğim,hayran olduğum biri tweetimi rt yapsam kalpten giderim,Resmini çeker saklarım sonrada yaşlanınca torunlara gösteririm :D
    1. yılında kutlu olsun.Ben de kendi kendime yazmıştım bir ara :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe, valla havalı mıydım bilmiyorum, o an tek isteğim yetişmekti..,
      Canımsın benim, teşekkür ediyorum sana :)

      Sil
  5. Biz seni o 2000 kişiden önce okuyorduk diye hava mı bassam acaba :D
    Süper macera.
    Ah bi de ben düğünlerde öyle olsam, millet oynarken alkışlasam bile hemen "ay çok korkunç görünüyorum ben oynamayı hiç bilmiyorum :(" moduna giriyorum :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe tabi canım sen köklü izleyicimsin :Pp
      Valla ben ne kadar korkunç olursam olayım, oynuyorum da oynuyorum..

      Sil
  6. Yeeeeeey! 1.yılın kutlu olsuun Uskaaaaa! Sen hep yaz böyle, örnek ol bana, seviyorum seni tebrik ederiim ;)

    YanıtlaSil
  7. 1. yılın kutlu olsun , iyi ki okuyoruz seni Uska =) okurken cidden çok eğleniyorum seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çokomelim, ben de seni iyi ki okuyorum :)

      Sil
  8. puccanın rt lediği twitini gördüm, vay be dedim şansa bak :D
    1.yılın kutlu olsun beyaz ayakkabılı behlül :D
    ay çok güldüm valla, çene kaslarım agrıyor senin yüzünden :D :)

    YanıtlaSil
  9. İnşallah binli yaşları, milyonlu hitleri görürsün :))) 1 yılın kutlu olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ruhsuz Atmacam, canımsın, çok sağol :)

      Sil
  10. Düğün stresi, bunları yaşadığımı hayal etmek bile bence tam alnımın orta yerinde bi sivilce çıkarmaya yeter, yaşasam yüzümü sivilceler basardı heralde, uf bildiğin ergenim ya kurduğum cümleye bak :D
    Ben düğünlerden ölümüne nefret ederim ya biliyo musun :/
    Ooo, birinci yıl mı, ne çabuk büyümüş kerata :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vampiringim, he valla nasıl büyüdü hem de :Pp

      Sil