İNEK MİYİM VALLA TARTIŞILIR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İNEK MİYİM VALLA TARTIŞILIR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2013

Biz liseli bloggerlar, sınavı olan bloggerlar...

Uzun boylu, güzel huylu deli manyak yazımdan sonra kendimden ilk kez bahsetmiş gibi bir şey oldum. Ne yapayım, cidden o yazıyı yazarken sinirden köpürüyordum. Bak aklıma yine geldi, lan "Yuh boya baak ööğğğghhh çüüşş!" ne demek ya ne demek!! Yolun ortasında, hele de bir kız söylüyor bunu.
Neyse, aklıma geleni en hızlı şekilde yazacağım. İlk önce, en matrağından benim dershane başladı. Dershanemin geçen sene ne durumda olduğunu eski yazılarımı okuyanlar az çok bilir. O neydi öyle ya.. Sınıfta tek başıma en arka en köşede oturuyorum, bazı zekasızlar öğretmenlere ders işletmiyor sanki çok harika anlatıyorlarmış gibi bir de. Kimse benimle sohbet etmiyordu, hiç arkadaşım yoktu, bazen orada bir kitap okumaya başlayıp dershanede bitirdiğim oluyordu, o dereceydi benim için... Ancak şimdi evrime inanıyorum!!! Lan benim dershaneye nolmuş öyle. İlk önce bizim beyaz saçlı kankam müdürümüz geçen sene öğretmenlerin ders işlemediğini duymuş ve hepsini atmış dershaneden. Hepsini diyorum.. Zaten onlar da pek meraklı değillermiş buraya, anında bırakmışlar. İyi oldu benim için. Geçen sene sınıfta bulunan herkes bu sene gitmiş!!! Sadece birisi kalmış, isim vermiyim aslında twitterı falan yok, okuyamaz, Berkay. 
İşte dershane başladı 19'unda, kapıdan girdim. İlk önce müdürü gördüm, tokalaştık falan. Sonra kapıdaki abi kantinden çıktı. "Kapıdaki" abi, nasıl kantinden çıkıyor merak konusu... Geçen sene yeni yazılmıştım diye beni kapıdan içeri almayan adam, bana bi sarıldı bi sarıldı.. Kaburgalarım yerinden fırtladı, ağzıma battı..
Sonra da sınıfa girdim. Daha ilk günden geciktim bu arada. Ama sınıfa girdiğimde öğretmen falan yoktu, ve Berkay'ı gördüm... Geçen sene hiçbir samimiyetim olmayan, hatta suratımı bile zar zor hatırladığını düşündüğüm Berkay'la birbirimize öyle bir sarıldık ki.. Sanki 2232 senelik dostuz, çok mutluyuz, harikayız, o derece sarıldık. İşte geçen seneyi andık, herkesin gittiğini falan söyledi. Her ne kadar dışımdan "Yapma ya, ama ne güzle gülüyorduk." desem de içimden "Allaaaaaa yürrü be Uska, dershanenin hakimi sensin!" dedim.. 
Sonra öğretmen sınıfa girdi, ilk ders fizik, ilk ders korkulu rüya, ilk ders beni bitiren ders!!! Ama adamın bir ses tonu var, erkek halimlen söylüyorum yok böyle bir şey. Sırf o yüzden bir sürü konuyu anladım. Sonra diğer öğretmenler falan girdi, aşırı aşırı iyi ya da fizikçi kadar iyi olmasalar da hepsini de sevdim yani. 
Aslında benim gittiğim dershaneyi Adana'da kimse bilmez. Gülbahçesi de anca öyle. Çünkü biraz uyduruk maalesef.. Yani aslında pek değil ama bana öyle geliyor. O yüzden alay etmek için "hangi dershane?" diye soranlara "xxxx Koleji bebeim." diyorum, öyle de deli manyağım. Ben burada bursluluk sınavına girdim, ama hani eğlencesine maksat sınav çıkışı arkadaşlarla yemek yiyip bi güzel dolaşacağız. Sınava girdim, yaptım, verdim ve çıktım. 
Aradan 1 ay geçti, bu dershaneden ses seda yok. Ne bi "sınav açıklandı" diye mesaj, ne okula sonuçları getirme. Arkadaşlarla dışarı çıktık o tarafa, "yürüyün oluum ben yüzde yüz indirim aldım diye aramıyürler beni" dedim herkese, sonucu almaya gittik. Sonra adam bizimkilere sonuçları verdi, benimkini elinde tuttu, en sona bıraktı.
"Uskacım, dershanemizin sınavında 1. olmuşsun, bizden yüzde 100 indirim kazandın." dedi. 
O an ağzımı bantlasalar ya da o odadan atsalar daha iyiydi benim için.. Adama "buyur amca?" dedim.. Ağzıma tükürselerdi de demeyeydim, şimdi kim bilir adam hakkımda ne düşünüyor, koca müdür ya.. Annemi aradım falan, sevindi kadıncağız. Ama ben hiç beklemiyordum öyle bir şey. Aslında ben bu zamana kadar paralı eğitim diye bir şey duymadım, annemlere de ödetmedim. Övünmek istemiyorum, belki hazırlanan bloggerlar falan vardır, örnek olmak istiyorum. Oturdum çalıştım ve gittiğim özel okulu da tam burslu kazandım iki tane dershanemi de. Buradan herkese söylüyorum, maddi durumunuz iyi veya kötü olabilir, ama mutlaka bu sınavlardan iyi almaya bakın. Burslu gittiğiniz yerde hiç de filmlerdeki gibi ezik durumunuz olmayacak, gururla gideceksiniz buna emin olun. Herkes aylık taksit ödemek için sıra beklerken, siz sınıfta klimanın altında oturacaksınız. Eğer size "hahaha ezik" diyen olursa buraya yorum yapın, gelmezsem neyim o çocuğun ağzına tükürmeye. Sadece özel okulumda o yönden biraz sıkıntı çekmiştim, ama herkese ağzının payını da verdim.
Neyse, hayat dersi yeter. Ben bu sene için hangi kitapları alacağım, kim bilir kaç para bayılacağım diye düşünürken kütüphanem kitap doldu lan! 3 kuzenden, üst komşudan (tıpı kazandı maşallah) ve karşı komşudan (tıpı azıcık bir şeyle kaçırdı, maşallah) bi kitaplar geldi bana... Of of of!! Sevindim yani, güzel konu anlatan, güzel soruları olan şeyler. Gittim kendimi inek hissetmek için masa lambası aldım. Hani biraz inek ve elit durayım da motivasyonum artsın diyerekten. Arttı mı? Eeeh...
Bu arada yine blogumu okuyan lise 1 2 bloggerlar varsa kulak verin anam. Oturun inekleyin, evden çıkmayın, gezip dolaşmayın demiyorum, ölsem demem çünkü ben dötümün üstüne oturmadım ama düzenli çalışın. Nolur çalışın, ipleri ne çok sıkı tutun ne de bırakın. Konuları iyi anlayın ki sınava yakın şöyle bi bakıp geçin.. Yoksa vallaha pişman oluyorsunuz.. Ezberlemeyin, ama çok iyi anlamaya çalışın. Ve dershane falan da önermiyorum açıkçası. Ben kendim çalışarak, bloga yazarak, dötüme oturmayarak takdir aldıysam ki bizim okulun yazılıları malum, siz de alırsınız!
Sosyal mesajımı ve rehberlik ödevimi yaptıktan sonra hadi ben derse döniyim bari. Malum, sınav mınav var, yapamazsam tık tık!..