OH BİTTİ ÇOK ŞÜKÜR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OH BİTTİ ÇOK ŞÜKÜR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2014

Koca Bir Okul Yılının Koca Bir Özeti

En sonunda şu lanet sene bitti, ben de rahat bi nefes aldım. O neydi öyle ya, gelmiş geçmiş en zor seneydi bence.. Sürekli bi koşuşturma, oradan oraya sürüklenme, "Ya şu işi de bi haledim de sonra konuşuruz." durumları.. Artık gına gelmişti ve son anda bitti.. Şimdi madde madde anlatmak istiyorum neler olduğunu, çok konuşuyorum biliyorum ama okursan ne mutlu.. 
-Yılın en başında hedefim ilk yazılılarımı gayet yüksek tutup diğerlerinde eşşek gibi çalışmamaktı.. Ama herkesin iyi aldığı sınavlardan pek iyi alamayınca ben de mecburen baya bi çalışmak zorunda kaldım.. Zaten dünyanın en saçma olayı herhalde benim çalışma stilim. Dizi izliyorum ya, dizimin olmadığı günler saat 9'da uykum geliyor! Hatta bazen daha erken.. Ben de sabahın 4'üne alarm kuruyorum, mesela 2 yazılı var diyelim. Akşam birini hallediyorum, sabah 4'ten 7'ye diğerini. Öneriyor muyum? Eh! Özellikle dil yazılılarında çok işe yarıyor, sözeller baya kalıyor aklınızda ama işte uyanana.. 
-İlk dönem "tıp istiyorum, ya daktır olcam ya da hiç" diyordum ama ben çok düşündüm.. Cidden baya bir düşündüm. Tıp okuyana bir sözüm yok, benim 6 senedir en büyük hayalim çocuklarla aram iyi diye çocuk doktoru olmaktı. Ama okumasından mı korktum, o hastane hallerinden mi bilmiyorum. Diş hekimliğine taktım kafayı! O kadar istiyorum ki şu an, sürekli internette diş hekimliği ile ilgili yorumları okuyorum. Haa söylemeyi unuttum. Biliyorsun, yazmayı seviyorum. Aslında ben o rezilliği seviyorum ya. Hani o parmağının havada kalmaktan sızlayışı, boynunun tutulması, ekrana bakmaktan gözlerinin yaşarması, 5 dakikada şurayı kurgularım deyip 4 saat başında oturuşun.. Bunlara aşığım işte ben! Önce cahil ben hiç araştırmadan gittim herkese "Ya ben diş hekimliği okucam, 2. sene sınava yine girip aynı üniversitede radyo tv ve sinema okucam" Gittim üniversite mezunu kuzenime anlattım hayallerimi. O da bana açıköğretimi söyledi. Yararlanışlı bi blog olsun, link vericem birazdan. Dedi ki sadece kitaplarını alırsın, sınavına girersin, bittiğinde 2 üniversite bitirmiş olursun. Hemen araştırdık beraber, radyo tv sinema yok, bi de sanırım gazetecilik de artık bu bölümün içinde. Bi Radyo ve Tv Programcılığı var, bi de Medya ve İletişim var. Benim hayalim diş hekimliği okurken aynı zamanda bi kanalda ya da radyoda bi şeyler yazıp ya da bi şeyler sunup para kazanmak, babamdan para almamak. Sanırım bana uygun olan radyo ve tv programcılığı. Ya da ben olayı anlamadım, bana yardımcı olsanız...
-Fizik dersiyle olan sorunumu bu yıl bitirdiğim için kendime öpücükler atıyorum. İlk dönemin ilk yazılısı kolaydı, herkes iyi iyi aldı, ben tırt oldum. Hırs yaptım, ikinciye baya çalıştım ama hani tam da Amerikadan halamın geldiği zamana denk geldi. O yüzden gecelemek zorunda kalmıştım ve 'sınıfta ikinci oldum!!!!!!!!!!!! dönem birincisi benden 3 puan yüksek aldı!!!' Mutluluğumu anlatmam mümkün değil. Sonra ikinci dönem başladı, biz ilk yazılıyı olduk. Benim bi arkadaş grubum var böyle deli manyak bi şeyiz, 4 kişiyiz ve hepsi beni geçti.. 50 mi ne aldım, hooop bendeki tüm güven tırt oldu. Sonra birden haber geldi, kurtarma sınavı yapılacak diye. Allaahhh dedim, gideyim de azıcık çalışayım, bu sefer öyle olmasın. Yine güzel güzel çalıştım, bu sefer de şaka gibi ama kurtarma sınavında en yüksek notu ben aldım ve sınıf birincisi oldum leleleleley! Fizik, öpüyorum aşkım, bu yaz çok eğlenicez.
-Sanırım en büyük sorunu kimyayla yaşadım. Çok ağırdı lan bu sene, feleğim şaştı anlayacağım diye. Bir de biliyorsun dershanemden atıldım dönemin ortasında, zaten derslere gitmiyordum o ayrı da ama arada bi defter falan alasım geliyordu (gelmiyordu yalan) Neyse, etütte de bu senenin konuları yoktu, seneye kayıtlıyım diye lise 1 gösteriliyordu. Boku yedim sandım da eh işte, bu sene kimyayı öğrenemedim yani, hep ezber oldu.
-Tüm yüksek beklediğim sınavlardan en az 8 puan az aldım.. Yüksek beklersem iki olsun lan! 
-Tiyatro provalarını asla unutamayacağım, hele ki en sonda aldığım tebrikleri asla asla asla! Üniversitede direkt tiyatroya katılacağım vallahi, onu bu sene askıya alıyorum maalesef.. 
-11. sınıf olmama rağmen mezuniyete gittim lalalalalaa! 12lerde bi kızın eşi yokmuş, hoca da bana rica etti. Gittim, en iyi arkadaşımı da zorla aldırttım o da gelsin diyerekten. Beraber eğlendik baya, kep giydik, aynı okuldan 2 kere mezun oluyoruz yani.. 
-Spoty, benim biricik blogger arkadaşım.. Nasıl üzgünüm anlatamam ya.. Ben bu kıza gittim söz verdim sana kitabımı yollicam diye, kitabı yollayamadım. Daha doğrusu, sayfalar falan elimde hazır basılı var ama kapak yapan yer kapanmış. E ne o öyle zımbalı kitap mı olur diye düşünüp kıza yollayamadım ya.. Cidden çok çok özür dilerim! Kapak yapıp ciltleyen bi yer bulunca hemen yolluyorum! 
-Bu sene edebiyat da çok zorladı beni. Lan o kadar eser adı vardı ki, benim etrafımda o kadar kişi yoktur ya.. Eserin adını bil, türünü bil, yazarını bil, hele bazıları ne anlatıyor onu bil! Lan bunun fiziği var kimyası var, cidden baya bi yamuldum, sağ ol edebiyat...
-Bedenden 70 aldım..... Ya beni biliyorsun, uzun boyu sporla yapmadık, gayet de genlerden ve sütten gelen bi şey. Her gören basketçi sanıyor, beklenti artıyor maalesef.. Rivörs yapacaktık, güzel yapana 100.. Bi yaptım, hoca önce 50 yazdı.. Bi de gülerek söylüyor.. Sonra ben bi daha yaptım, hoca 70 yazdı. (ağlayarak konuşmamın etkisi olabilir) Ama 100 olarak girmiş, öperim! (ama bu sene bedenden de gıcık aldım.. ilkokulda en en sevdiğim dersti ya)
-Her sınavdan önce sıraya bir şeyler yazdım. Ya kendine güven meselesi mi bilmiyorum ama bazı sınavlarda baya işe yaradı. 
-Ben bu sene sınıfım sayesinde birçok şey öğrendim. Bunlardan biri yanımdaki 3 kişiyi gerçekten çok sevdiğim oldu. Hani az olsun, öz olsun, 10 tane 5 lira zattiri zuttik falan var ya, hah, hepsi hikaye abi. Yanında saçmalayacağın, "kimseye söyleme" demeyeceğin arkadaşların olduktan sonra hayat çok güzel! 
-Sevgilimle ayrılıp barışmak ilişkimize iyi geldi vallahi. Çoook özlemişiz, onu fark ettik. İnsanın, yanında hem bu kadar rahat hem de bu kadar pimpirikli olabildiği ve "ya ona bi şey olursa, su içti mi, abo bak sağlıksız şeyler yiyor sivilce yapacak" diye krize girdiği birinin olması çok güzel bir hediye.. Bir de "kokusunu özlemek" lafını da bana yaşattığı için teşekkürler hanfendiye. 

Şu radyo tv ve medya iletişimle ilgili soruma cevap bekliyorum, cidden merak ediyorum yav.. (Ayşe e, yorumların için çoook teşekkür ederim :))