16 Aralık 2017

"Erkeğimmm ne derse odurrr!" kızları

Geçen yaz başından beri orada burada gördüğüm "Erkeğimmm ne derse odurrr!" kızlarının ve çeşitlerinin WhatsApp konuşmalarını indiriyorum. Neden bilmiyorum, bana önce trajik, sonra komik geliyor bu sohbetler. Etrafta bu kızlardan çoğaldığını görünce de böyle bir yazı yazmaya karar verdim. Şimdiden söyleyeyim, sen de aşağıda bahsedeceğim tiplerden biriysen senden özür dilemiyorum.
en net örneklerden birisi. bu fotoğrafı paylaşan
bir kadın. sevgili İrem, baban karışsa
ortalık ayağa kalkar, Kadircan karışınca
kral oluyor, ayıp sana hayatım.
Üç yıl önce, çok sevdiğim ve samimi olduğum bir kız arkadaşım vardı. Aynı etütteydik, günümün büyük çoğunluğu onunla geçiyordu. Yazılarımın uzunluğundan konuşmayı ne kadar sevdiğimi anladığını varsayarak söylüyorum, etütte hocaları hayattan bezdirmiştik artık. Normalde dersler için bilmem kaç bin lira para bayılıp otobüsteyken "Keşke sekreter abla arasa da dersler iptal oldu dese, ben de Candemir'le gezsem." diye dua eden biriyken, arkadaşım etütte diye mutlu mesut gidiyordum, "Şimdi şuna güleriz, şunu anlatmam lazım, hehehe, şu hocanın da keli arkadan kalbe benziyor ha, hemen söylemeliyim!" diyordum.
Bir gün ben etüte geldim, koşup yanıma gelen arkadaşımdan ses seda yok. Orada öylece oturuyor. Şöyle düşün, benim için 'dost' kavramı diğer insanların gördüğünden daha farklı. Kardeşim olmadığı için, yakın arkadaşlarımın tamamını öyle görüyorum. O yüzden, böyle bir durum yaşanırsa suçu ilk kendimde arıyorum her zaman. Nitekim aradım da. Yanına gittim, soğuk soğuk davranıyor, sınıfta başka bir kız daha var, onunla konuşuyor sadece. Bütün gün, hatta bütün hafta üzüntüden kendimi yedim bitirdim. "Sorunu ne, ben ne yaptım, Allah Allaaahh istemeden kalbini mi kırdım acaba?" diye diye. 
Sonradan öğrendim ki, kazın ayağı öyle değilmiş. Kendisi, okuldaki sınıfından sevgili bulmuş. Sevgilisi de 'erkeklerle samimi olmasını yasaklamış'. Bizimki de bana bunu söyleyemeyeceği için bir anda iletişimi kesmiş ama çok üzülüyormuş.
Haftalar önce yazdığım 'kadın cinayetleri' yazısında bahsetmiştim. Bir erkek, herhangi bir eylemi yasaklıyorsa, hooop, fikir zikir meselesi, diğer erkekleri de kendisi gibi sanıyor demektir. "Şurayaaa gitmeyeceksinnn, penisi olan herhangi bir canlıyla samimi olmayacaksınnn, bunu giymeyeceksinnn!" Neden? "Bakarlarrr! Arkadaş ayağına yürürlerrr!" Çok affedersin, siktir lan ordan! Ben yürümem de sen yürürsün bence!
İşin doğrusunu öğrenene kadar, arkadaşıma onlarca özür mesajı attım! İşte ben böyle bir geri zekalıyım, suçu direkt kendimde aradım, bulamayınca da boş boş özür dilemekte buldum çareyi. Ne için dilediğim hakkında en ufak bir fikre sahip değilim bu arada. Bi de keşke tek mesajla dilesem, sayfa sayfa, on beş tane mesajda şu yazıyor: "Sanırım seni kırdım, gerçekten bilerek olmadı, n'olurrr beni affetttt!" 
Nedenini gelip sınıftan başka bir 'kız' arkadaşım gelip söyledi üstelik, onu bile kendisi söylememişti. Düşünüyorum, şimdiki Tolga olacaktı, acaba neler olurdu, diye. O zamanki Tolga oturup üzüldü boşu boşuna. 
Devam edeyim, bende bu konuyla alakalı hikaye bitmiyor. Yazlıktayız, kocaman bir arkadaş grubumuz var. Yazlık neticede, ailen sabaha kadar izin veriyor, kalabalıksın, sahile in, içkini iç, yaz sonuna kadar eğlen. O arkadaş grubumuzda da bir kız var, ablası benim yaşımda olan. Niyeyse hiç takılmıyor ablası bizimle, paso evde yatıyor. Tabii ki, insanların tatil anlayışı değişebilir, kimse yazın coşmak zorunda değil ama ne bileyim. Aşağıda her gördüğümde konuşuyoruz kızla, o da sınava hazırlanıyordu o dönem. Her gün, öğle vakti aşağıya indiğinde bir saat boyunca bana okulla alakalı soru soruyor. Ben de tam o dönemde yirmi bininci olup seneye bırakmıştım, yazlıkta havam bin beş yüz. Anacım, gören herkes tipime bakmadan beni Darwin falan sanıyor. Neyse, yaz sonuna kadar biz baya samimi olduk. Beni sosyal medyanın her türlüsünden ekledi. Aradan aylar geçti, bana şu 'takip etmeyi bırakanlar' türü uygulamalardan bildirim geldi, "Bir kullanıcı sizi blokladı." diye. Hayatımda kimseyi engellemedim, o yüzden bu bildirim geldiği zaman içimden kendime sabır, karşımdakine de zeka ve beyin kıvrımı diliyorum. Bu engelleyen tayfanın hepsi, beni önce kendilerinin takip ettiği tayfa oluyor. Canına yandığım, madem engelleyeceksin, ne diye takip ediyorsun? Zaten sana ayıp olmasın diye dönmüş oluyorum genelde, yapma Allah aşkına. 
Yalnız ne dolmuşum... Hemen girdim baktım, hanımefendi hem Instagram hem Twitter'dan engellemiş beni. Bu sefer, anlattığım ilk olaydaki gibi üzülmedim, yazlıktan birini aradım, sordum. Sevgili yapmış o da, sosyal medyasındaki erkeklerin hepsini 'engellemek zorunda kalmış', 'kavga etmişler'. 
Benim de zaten işim gücüm yok, senin sevgilinin ebleh ebleh çıkmış selfie'lerini ekran fotoğrafı alıp telefonuma, fotoğrafa bakarak kol kası yapmak için indiriyorum. Ya da her gün mesaj isteği atıyorum, "Bu güzellik manavdan telefon numarası kadar elma almış. Acaba manav abiden kaç elma almış, bana söyler mi?" diye. Veya fotoğraflarını beğenirken "Keşke kalp butonu değil de 'ağzım sulandı lan yavrumm, öfff beee güzelliğe bak!' butonu olsa diyorum. Hadsiz, herkesi kendin gibi sanmayacaksın!
Bir şey daha anlatacağım. Birkaç yıl önce, benim kendisiyle birkaç nedenden ötürü asla arkadaş olmadığım ama kendisinin beni herkese "Tolga ya, abi çok yakınım o benim, evet evet aşırı samimiyiz, hıhı blogu olan Tolga ya!" diye anlatıp canciğermişiz imajı çizdiği birisi vardı. Sakın yanlış anlama, kendimi yukarıda gördüğüm falan yok, tanıyorsun zaten artık, egolu biri olsam yediğim her boku buraya kendimle alay ederek yazmazdım. Biraz yalancı bir kızdı, bir de benden bile çok konuşuyordu, o yüzden çok yanaşmıyordum yanına. Neyse, aradan biraz zaman geçti, iletişimimiz koptu sonunda. Yaz geldi, ben de her gün dondurmacıya gidiyorum şort tişört bir halde, yarım kilo dondurma yiyorum her gün. İçimden de dua ediyorum, "Allahımmm, şu saç sakal ve kıyafetimle beni kimse görmeden alayım da gideyim." diye. Yine bir gün dondurmacıya gitmişim, kasadayım, bi baktım içeride bu kız! Gördü beni, hemen kafamı çevirdim. Elimde de yarım kilo canım dondurmam, hemen eve gidip film izleyerek yemek istiyorum. Başladım dua etmeye, "Gelmesinnn, tanımamış olsunn, kapkarayım Suriyeli sansın gelmesinn, ayy geldi sanki, Tolga mı dedi o, aaa naber ya?"
Sana yemin ederim, ayaküstü bana kırk beş tane olay anlattı. Beyin bırakmadı yemin ederim. Dinlerken aklıma gelen tek şey, eriyen dondurmam! "Lan," diyorum, "Niye kaçmadın, ne diye duruyorsun!" Bu anlattı anlattı, sonra bana "Ben sevgili buldum bi tane, Wattpad'deki kötü çocuk hikayelerindeki gibi aynı yaaa, içki içiyor, uyuşturucu falan kullanıyor ama çok aşık banaa!" dedi. İçimden "İnşallah IQ testinde eksilere düşmezsin canım.", dışımdan da "Hayırlı olsun da benim kardeşim çok hasta ona dondurma aldım canı istemiş son isteği buymuş hadi bay bay." gibi dünyalae geri zekalısı bir şey söyleyerek eve geldim. 
Akşamına, telefonum çaldı. O kızla ortak bir arkadaşımız arıyor. Konuştuk konuştuk, "Ya Tolga ben seni niye aradımmmm. Abi, xxxx'in sevgilisi sen xxxx'le dondurmacıda konuşmuşsun diye çok sinirlenmiş, seni dövecekmiş sanırım. xxxx'in de hoşuna gitmiş, bana anlatıyor geri zekalı." dedi! 
Bak yükseliyorum yine! Olaya bak, yorumumu yazacağım ama kelimeleri toparlayamıyorum! Elle tutulur hiçbir yanı yok olayın. Bir tarafta sevgilisi arkadaşını dövecek diye mutlu olan bir geri zekalı, diğer tarafta konuştuk diye bana saldıracak olan bir narkotik! Olayı ilk duyduğumda "Gelsin olummm, ben lisede dil anlatım öğretmenimi dövdüm lannnn! İki metreyim lan benn, herkes kendine gelecekk!" diye geri zekalı gibi bir tepki vermiştim, sonra çok affedersin, kıçımla gülmüştüm. 
Evet, bu kızların çeşitleri oluyor yukarıda yazdığım gibi. Kimisi bu "Erkeğim ne derse odur." olayını belli etmeden yapıyor, kimisi aşırı belli ediyor. 
Bi kısmı, dip boyası gelmiş saçlarıyla, dar paça kotuyla, vicdanına kadar çektiği eyeliner'ıyla ve elindeki nargilesiyle Huqqa'da ağzından dumanlar çıkarken yanındaki Ömer'le snap atmaya çalışan Nazlılar! (Nazlı, Ömer ve Keriman adında olup böyle olmayan herkesten özür dilerim ama cuk oturuyor.) Genelde karşılarında ya başka bir Nazlı ve Ömer var ya da "Ben eniştemin poposunun sağ lobunu kremşanti döke döke yerim." diyen Keriman var. O Keriman aynı zamanda Ömer'in arabasının arka koltuğunda tek başına tam ortada oturuyor, ya da affedersin, oturmayıp ön koltukların arasına yaklaşarak kafasını dışarı çıkarıyor, eniştesiyle sohbet ediyor. Sinyallerini efsane bir şekilde veriyor, "Ben de sevgili bulunca Nazlı gibi olucammm!" diye. 
Peki, bu Nazlılar neler yapıyor? Efendim, bu Nazlılar, kendilerine karışılmasından hoşlanıyor. Hatta ileri boyutu, karışma sekanslarını küfürlü bile sevebiliyorlar! Aynı, az sonra atacağım Karina gibi. Kıskanmak, sevgi göstergesidir, sevgi gösterisi değil; ancak bunu asla anlamıyorlar. "Sevgilim kısa giyme dedi, sevgilim şunu yapma dedi, sevgilim bana lan dedi, kurban olurum ben ona. Hehehe, Keriman, kız enişten kızıyor yapamam bunu.", kurdukları cümlelerden birkaçı sadece.
Buyrunuz, Nazlılardan bir ekran fotoğrafı daha görüyoruz. Kendisine "mi" "mı" soru edatıyla ricada bulunan sevgili istemiyorlar, "Gelir misin?" insanlar arasında bir söz iken, "Yürü lan." şeklindeki hitap şekli sanırım Nazlılar ve sevgilileri arasında bir folklor, bir motif. Zaten bu tayfa genelde "misin"i bitişik yazan tayfa... Ben değil, onlar kendilerini ötekileştirdiler vallahi. Dünya nüfusunun yarısını kaplayan erkeklerin olmadığı tek bir yol yokken, "Sen şuradan gidecen lannn!" denmesini istiyorlar, çünkü orada penis yok! Yürü be Ömer, oradan sen yürü! "Bacaklarını kırarım." tehditini duymak isteyen Nazlı, potansiyel boksör arıyor olabilir, hareketler kendi üzerinde denensin istiyor bile olabilir! "Öpmücek abi, kıyamıcak, öptü demi" kelimelerini çeviremedim sevgili Nazlı, Demet Akalın bile senden daha doğru yazıyor canım. 
Bir de, şuraya iki tane ibretlik örnek bırakacağım. Bu üç ekran fotoğrafı da aynı kişiden bu arada. Sevgilisiyle evlenmişler bir de. Tek dileğim, kızın bir gün şiddete uğramaması. Bir de bir dileğim daha var sanırım, Allah aşkına çocuk yapmayın. 



Evet, ilk komiklik bu mesajları atan kişiyi 'huzurumm <33' diye kaydetmesiyle başlıyor. Huzura bak beee! Parmaklarımı yormayacağım. Midem bulanıyor her okuduğumda. 

Bütün yazıyı, şu son paragraf için yazdım. Beni dinler misin, şu tüm belaları üstüne çekmiş salaktan akıl alır mısın bilmem. Ama eğer; hayatındaki kişi seni üzüyorsa, sana küfrediyorsa, 'Lan' bile diyebiliyorsa, ailenin karışamadığına karışmaya çalışıp seni kısıtlıyorsa, üslup sıkıntısı düzelmiyorsa, hayatınla ilgili kararları senden habersiz verip uygulamaya çalışıyorsa, yukarıdaki fotoğraflardan fırlamış gibiyse ya da anlattığım anılardaki kişilere benzeyip sana "Samimi olma, engelle, konuşma, muhatap olma." diyorsa, kıskançlığı sevgi göstergesi değil de sevgi gösterisi olarak görüyorsa, dışarıdan gelip hayatının her zaman içinde olan insanlara karışmaya çalışıyorsa... lütfen ayrıl. Kendine bunu yapma, seni aşırı mutlu etmesi gerekirken strese sokan şeylerden kaç, kurtul. Sevgi bu değil, gerçek sevgi asla değil. 
Yazı bitti valla. Güyaaaa xxxx'in narkotik sevgilisi beni dövecekmişşş, peeeeh, gelsene lan Fındıklı'ya!!!!!


10 yorum:

  1. Yine çok güzel şeyler yazmışsın. Bazı kadınlar kendileri isteyerek bu hayatı seçiyor. Kısıtlanmak çok hoşlarına gidiyor herhalde. Ben iki tarafında özgür takılabilmesi taraftarıyım. Kızda arkadaşlarıyla bir etkinliğe katılabilir erkekte. Birbirlerine haber versinler yeter. Sorguya çekmesinler. Ben ona güvendikten sonra isterse fizana gitsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu "kısıtlanmak hoşlarına gidiyor" tayfası beni benden alıyor vallahi

      Sil
  2. Baaaaa yııııılll dııımmm sen harika harika harikax1557 birisin!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, sen öylesin sen ^_^

      Sil
  3. Sen mükemmel bir detaysın , kendilerini ilgiye muhtaçmış gibi gören sürekli birilerine beğendirmek arzusu içinde olan ve bu yüzden de kendilerini uzmelerine rağmen o insanlardan vazgeçmeyen kızlara gelsin bu yazı! !!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, z mükemmel bir detaysınız asıl. Gelsin be!

      Sil
  4. Hala yazdıklarınızı okuyorum:)saat:06:23 ve sesli güldüm.Annem sabah rüyanda sen yine güldün diye söylerse bu defa ona da okuyacağım.Acı ama gerçekler en çokta bu tarafı üzüyor.

    YanıtlaSil
  5. Bütün yazdıklarını dikkatli okudum.Ben bu tarz ilişkilerin olduğundan bi haberdim. Çok şaşkınım bu tarz ilişkilerin olmasına bu ilişki de değil yani benim bildiğim ilişki değiş bu başka bir boyut...

    Emeğine sağlık..

    YanıtlaSil