Yedi yaşımdan beri eğitim-öğretim gören bir genç olarak şu sıralar tek dileğim boş boş oturmak! Gerçekten öyle. Yatağımın üzerine oturup duvarı amaçsızca seyretmek, tavana bakıp fantastik hayaller kurmak, sıkıntıdan ne yapacağımı bilememek istiyorum yahu!
Malumunuz, yaz tatilinden çıkalı çok olmadı. Ancak "mezuna kalan" bir öğrenciyseniz, yaz stresinden çıkmış gibi oluyorsunuz. Hatta çıkamamış!
Türkiye'de kesinlikle eğitim gerçeği diye bir şey var. Konular fazlasıyla ağır, gereksiz uzatılmış, okulda anlatılanın zorluğuyla sınavda çıkanın zorluğu tutmuyor; ancak gerçek bir "inek" olursan seleksiyona uğramaktan kurtuluyorsun! Bık-tım!
Her zaman verdiğim bir örnek var. Amerika'da okuyan arkadaşım kışın Türkiye'ye geldiğinde elimdeki türev-integral kitapçığını gördü ve resmen ağlayarak sordu: "Siz bunları şimdi mi görüyorsunuz?!"
İçimden "Yoook canım, ben daha üniversite başlamadan göreceğim konuyu çalışıyorum. Salak mısın sen yaaa?!" desem de dışımdan "Evet, hatta yapamadığın soru filan olursa fotoğrafını yollayabilirsin!" demiş olabilirim. Sahne aynen şöyle: Çocuğun ağzı bir karış açık, ben kolumun altındaki türev-integral kitabıyla gururlu bir Türk genci!
Aslında ülkemizde sistemi anlamak çok basit. "Anlamak" diyorum fark ettiyseniz, "kabullenmek" değil!
Seni yedi yaşında harflerle ve sayılarla tanıştırıyorlar. Önce güzel güzel ama! Öyle birden değil, yavaş yavaş, korkutmadan. Daha sonra ev ödevleri başlıyor, tekrar yapman gereken konular, tek dönemde onlarca yazılı, performans ödevi stresi, devamsızlık korkusu, "Aman notumu yükselteyim." diyerek yapılan ve genelde son güne bırakılan korkutucu proje ödevleri!
Ve, ilkokulun sonuna gelindiğinde eğer sınıfında dolabın yoksa muhtemelen azıcık kamburlaşmış, tatilleri iple çeken, yaşına göre fazla yorgun bir öğrenci oluyorsun.
Daha ilkokulun sonuna şimdi geldim. Sırada ortaokul var!
Tek öğretmenden bütün dersleri görmeye alışmışken tüm düzenin altüst oluyor! Her dersine ayrı bir öğretmen, ayrı bir karakter, ayrı bir "kendine özgülük" giriyor! Hepsinin senden beklediği, istediği şey farklı. Kimisi hiçbir şey anlatmayıp yazılıda tam anlamıyla "ağlatıyor", kimisi de gerçekten bir şeyler öğretiyor. Üstelik ortaokulu boş geçirirsen yandın, liseye geçiş sınavları var.
Hadi o sınavı da atlattın, kendini ortalamanın biraz üstünde bir liseye attın. Sana ilkokul hayatında sınava hazırlandığın dönemde söylenen "Liseye geçince rahatlarsın." sözünü hatırladıkça ağlayacaksın! O sözü söyleyen kişiye işkence yapmak isteyeceksin! Ne rahatlaması yahu, stresle doldum ben!
Bir anda bütün derslerin bölünerek çoğalacak! "Fen Bilgisi" artık "fizik, kimya, biyoloji" olacak. "Sosyal Bilimler", "tarih, coğrafya" olurken "matematik" yanına "geometri"yi de alacak! Ve belki yeni bir dil, onlarca yan ders de cabası. İster istemez soracaksın tabi: Ben ne zaman rahatlayacaktım?!
Bitti mi? Saçmalama!
Göz açıp kapayıncaya kadar geçen dört koca yorucu yıldan sonra üniversite sınavı gelecek. Küçüklüğünden beri sorulan "Sen büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna somut bir cevap yani!
Sana dört yılın hepsini soracaklar, her şeyi hatırlamanı isteyecekler. "Madem hayalini kuruyorsun, o zaman bu soruların hepsini yap!" diyecekler. Küçükken doktor olmak için can atarken sınavdan sonra "Bir işe girsem yeter yaaa..." diyeceksin. Hatta sınav anında bile hayallerinden vazgeçebilirsin, kendi kendini "Ben zaten doktor olmak istemiyormuşum ki!" diye kandırabilirsin.
Tekrar ediyorum, Türkiye'de eğitim gerçeği diye bir "gerçek" var kesinlikle. Her ne kadar sistem her saniye değişse de öğrenci modeli, yüzde 1'lik küçücük bir yanılma payıyla değişmiyor ve değişmeyecek!
Hepimiz yine her şeyi son güne bırakan, proje ödevlerini esaslarında "Öğrencinin becerisini ve algısını geliştirme" yazmasına rağmen sadece not yükseltmek için yapan, yazılı haftalarında az uyuyup yazılılar bitince acısını çıkaran öğrenciler olacağız! Genlerden mi bilmiyorum, hepimiz aynıyız!
Ben mi? Ben bu üniversite sınavına girdim; doktor olmak istediğim için, istemediğim bir puan alınca "Tekrar deneyiniz." olayına girdim. Seneye kaldım yani!
Bunların hepsi o proje ödevlerini amacına uygun yapmadığım için oluyor ya, neyse!
YGS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YGS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Ekim 2015
21 Haziran 2015
"Gelelim YGS meselesine" yazı dizisi, ilk yazı.
Anlatmaya nereden başlayacağımı inan bilmiyorum ama madem birkaç tavsiye vereceğim, geçen yazı da içine katarak anlatayım..
Biliyorsundur, her yaz belli bir süre yazlığa gidiyorum.. geçen yaz (yani 11. sınıfın sonu) kimle konuşsam bana "yazın çalış, sakın ihmal etme" filan dedi.. ben de daha çok "bugün hangi filmi bitirsem, aaaa bak şu roman çok güzelmiş hemen bir günde bitireyim, arkadaşlarımla nereye gitsem, offf bu oda çok sıcak; tuvalette mi yatsam acaba?" kafasındayım..
Neyse, gel zaman git zaman, benim yazlığa gideceğim gün geldi.. o güne kadar ama kitap açmamışım bu arada, tamamen kendimi film izlemeye adamış bir haldeyim.. pis rakiplerim kitap bitirmeye, o fem simetri stoklarını tüketmeye başlamış, kepaze Uska "ne tarafa yatsam acabaaa!" kafasında.. "Hemmmen" dedim, "kendine gel!"
Yazlık için olan valizim hazır bu arada. Açtım valizi, içine bir kimya bir matematik soru bankası attım.. Söz verdim güya bir de, yazlıkta bunları bitiririm diye..
Yazlığa vardım, valizi açtım.. sonra bir şey oldu, bizimkilerle görüşmem için aşağı inmem gerekti. Sonra eve bir geldim, dırırırım!
Valizdeki her şeyi dizmişler bir yerlere, reçel falan da getirmiştim, onları dizerken kıyafetlerimi falan da dizivermiş annemler. Önce kitap getirdiğimi unuttum, bir hafta falan aklıma gelmedi.. Sonra hemen sordum tabii, "Kitaplarımı gören var mı?" diye. Herkes "hayır" diyor, ben delirmek üzereyim.
Ve kitaplarım kayboldu. Zaten getire getire iki tane getirmişim, olana bak yani, rezil oldum. "Aman" dedim, "zaten bütüüüüün kış çalışacak zaman var, yazın da tatil yapıver, unut şunları!"
Tavsiye 1: Ne zaman "Amaaaan!" desem, başıma gelmedik bok kalmıyor abi. Ve tüm hazırlananlara söylüyorum, yazınızı iyi değerlendirin. Bir yaz sadece ya, sonra kaç tane yaz geçirirsiniz güzel güzel. Benim önerim Palme-Ygs kimya soru bankasını bitirmeniz ve fem simetri matematik serisi var 3 kitap ygs.. onu da halletseniz yeterli bence.
Haziranın son haftası başlayan yazlık maceram mükemmel ötesi gitti. Bi kısmını yazmıştım zaten buraya da. neyse, ama var ya en güzel yaz tatilim diyebilirim. Bütün arkadaşlarım bomba, ben sınavım olduğunu unutmuşum, her gün geziyoruz. Ağustosun 1'inde annem her zamanki aramasını yaptı biz nargile içerken.. sohbeti aynen yazıyorum:
-efendim anne?
-N'apıyorsun?
-oturuyoruz bizimkilerle.
-4'ünde dershanen başlıyormuş, mesaj geldi şimdi. Sınav varmış önce.
-Öyle mi.. (vidan azabı mod:on)
-Hiç çalıştın mı yazlıkta, doğru söyle oğlum.
-Iıı, şey. Ben yarın eve geliyorum haberin olsun anne.
Veeee Uska, dershanesinin başlamasına 2 gün kala eve gelir! (Bu arada kitaplarım komidinin arkasına düşmüş, son gün buldum. Film gibi di mi?) O iki günde sadece matematik çalıştım.. o dediğim kitap var ya hani fem simetri, onun ilk kitabını bitirdim sadece..
Tavsiye 2: Anne sözü dinleyin.
Ve dershane başladı.. Yoğun bir tempo yok, başlangıç diye çok zorlamıyorlar. Ben de onlara kıyasla daha elimde tutuyorum ipleri.. iyi gibiyim, çalışıyorum, ama çok orantısızım. Ya çok çalışıyorum ya hiiiiiç çalışmıyorum.
Tavsiye 3: Bunu sakın sakın yapma! Adam gibi makul miktarda ders çalış. Bir gün çalışmazsan diğer gün "sabaha kadar çalışıcam" deme, çalışılmıyor çünkü yazın o sıcağında..
Neyse, zaman yavaş yavaş akıyor.. Duyuyorum böyle herkesten, "ben günlük 800 soru çözüyorum, biyolojim bitmek üzere, fizik mi, hahaaayyy kıçımı sallasam full yaparım. Geometri bitti bile, oha sen hâlâ matematik mi çalışıyorsun?" Bir de kendime bakıyorum, sıfırdan başlamış gibiyim..
Tavsiye 4: Böyle konuşanların yüzde doksan dokuzu sınavda kötü yaptılar, üzülerek söylemek zorundayım. Sana bu senenin en en önemli tavsiyesini vereyim, insanları duymamaya çalış. Kendinle ilgilen sadece.
Ve dershanedeki ilk gerçek deneme sınavının vakti gelir.. Bakalım deli manyak Uska, bu sınavda nasıl bi saçmalık yaşayacaktı..
Biliyorsundur, her yaz belli bir süre yazlığa gidiyorum.. geçen yaz (yani 11. sınıfın sonu) kimle konuşsam bana "yazın çalış, sakın ihmal etme" filan dedi.. ben de daha çok "bugün hangi filmi bitirsem, aaaa bak şu roman çok güzelmiş hemen bir günde bitireyim, arkadaşlarımla nereye gitsem, offf bu oda çok sıcak; tuvalette mi yatsam acaba?" kafasındayım..
Neyse, gel zaman git zaman, benim yazlığa gideceğim gün geldi.. o güne kadar ama kitap açmamışım bu arada, tamamen kendimi film izlemeye adamış bir haldeyim.. pis rakiplerim kitap bitirmeye, o fem simetri stoklarını tüketmeye başlamış, kepaze Uska "ne tarafa yatsam acabaaa!" kafasında.. "Hemmmen" dedim, "kendine gel!" Yazlık için olan valizim hazır bu arada. Açtım valizi, içine bir kimya bir matematik soru bankası attım.. Söz verdim güya bir de, yazlıkta bunları bitiririm diye..
Yazlığa vardım, valizi açtım.. sonra bir şey oldu, bizimkilerle görüşmem için aşağı inmem gerekti. Sonra eve bir geldim, dırırırım!
Valizdeki her şeyi dizmişler bir yerlere, reçel falan da getirmiştim, onları dizerken kıyafetlerimi falan da dizivermiş annemler. Önce kitap getirdiğimi unuttum, bir hafta falan aklıma gelmedi.. Sonra hemen sordum tabii, "Kitaplarımı gören var mı?" diye. Herkes "hayır" diyor, ben delirmek üzereyim.
Ve kitaplarım kayboldu. Zaten getire getire iki tane getirmişim, olana bak yani, rezil oldum. "Aman" dedim, "zaten bütüüüüün kış çalışacak zaman var, yazın da tatil yapıver, unut şunları!"
Tavsiye 1: Ne zaman "Amaaaan!" desem, başıma gelmedik bok kalmıyor abi. Ve tüm hazırlananlara söylüyorum, yazınızı iyi değerlendirin. Bir yaz sadece ya, sonra kaç tane yaz geçirirsiniz güzel güzel. Benim önerim Palme-Ygs kimya soru bankasını bitirmeniz ve fem simetri matematik serisi var 3 kitap ygs.. onu da halletseniz yeterli bence.
Haziranın son haftası başlayan yazlık maceram mükemmel ötesi gitti. Bi kısmını yazmıştım zaten buraya da. neyse, ama var ya en güzel yaz tatilim diyebilirim. Bütün arkadaşlarım bomba, ben sınavım olduğunu unutmuşum, her gün geziyoruz. Ağustosun 1'inde annem her zamanki aramasını yaptı biz nargile içerken.. sohbeti aynen yazıyorum:
-efendim anne?
-N'apıyorsun?
-oturuyoruz bizimkilerle.
-4'ünde dershanen başlıyormuş, mesaj geldi şimdi. Sınav varmış önce.
-Öyle mi.. (vidan azabı mod:on)
-Hiç çalıştın mı yazlıkta, doğru söyle oğlum.
-Iıı, şey. Ben yarın eve geliyorum haberin olsun anne.
Veeee Uska, dershanesinin başlamasına 2 gün kala eve gelir! (Bu arada kitaplarım komidinin arkasına düşmüş, son gün buldum. Film gibi di mi?) O iki günde sadece matematik çalıştım.. o dediğim kitap var ya hani fem simetri, onun ilk kitabını bitirdim sadece..
Tavsiye 2: Anne sözü dinleyin.
Ve dershane başladı.. Yoğun bir tempo yok, başlangıç diye çok zorlamıyorlar. Ben de onlara kıyasla daha elimde tutuyorum ipleri.. iyi gibiyim, çalışıyorum, ama çok orantısızım. Ya çok çalışıyorum ya hiiiiiç çalışmıyorum.
Tavsiye 3: Bunu sakın sakın yapma! Adam gibi makul miktarda ders çalış. Bir gün çalışmazsan diğer gün "sabaha kadar çalışıcam" deme, çalışılmıyor çünkü yazın o sıcağında..
Neyse, zaman yavaş yavaş akıyor.. Duyuyorum böyle herkesten, "ben günlük 800 soru çözüyorum, biyolojim bitmek üzere, fizik mi, hahaaayyy kıçımı sallasam full yaparım. Geometri bitti bile, oha sen hâlâ matematik mi çalışıyorsun?" Bir de kendime bakıyorum, sıfırdan başlamış gibiyim..
Tavsiye 4: Böyle konuşanların yüzde doksan dokuzu sınavda kötü yaptılar, üzülerek söylemek zorundayım. Sana bu senenin en en önemli tavsiyesini vereyim, insanları duymamaya çalış. Kendinle ilgilen sadece.
Ve dershanedeki ilk gerçek deneme sınavının vakti gelir.. Bakalım deli manyak Uska, bu sınavda nasıl bi saçmalık yaşayacaktı..
Veeee Uska, sahalara döner!
Allahım, şu klavyenin tatlılığına, şu yazı tipinin güzelliğine, blogumun narinliğine bak.. nasıl özledim nasıl nasıl!
Dur bakayim ne kadardır yokmuşum.. en son yüzsüz yüzsüz şubatta gelmişim, hepinizden dua istemişim kendime.. sizin o dualar sanırım lys'de işime yaradı, yani umarım yaramıştır..
Neler neler oldu, anlatacak bi dolu şey var.. o yüzden sanırım yazı yazı ilerlersem daha doğru olacak.. bir de gelip 12. sınıflara falan tavsiye vermek istiyorum sınavla ilgili.. tabi benim gibi bir manyaktan tavsiye dinlemek ne kadar doğru bilmiyorum..
Yoktum, ama emin olun, önceden takip ettiğim herkesi okuyordum. Sadece hesaptan giriş yapamadığım için genelde anonim olarak geliyordum..
Gizemli Kimlik'le sürekli haberleştik, konuştuk, tam bi canımın içi oldu kendisi.. Loretta'm, senden haber alamadım çok fazla, umarım iyi geçmiştir tüm sınavların, seni de çok merak ettim..
Yalnız var ya, ağustostan beri çalışıyorduk, böyle birden bırakınca farklı bi durum oldu bende. Sanki az sonra uyanacağım, hadi bakalım dershane vakti olacak gibi duruyor..
Neyse, ben ygs'den yazmaya başlayayım.. artık ne kadar yazabilirsem..
![]() |
| ruh halim çocuğun duruşu kdmdk |
Neler neler oldu, anlatacak bi dolu şey var.. o yüzden sanırım yazı yazı ilerlersem daha doğru olacak.. bir de gelip 12. sınıflara falan tavsiye vermek istiyorum sınavla ilgili.. tabi benim gibi bir manyaktan tavsiye dinlemek ne kadar doğru bilmiyorum..
Yoktum, ama emin olun, önceden takip ettiğim herkesi okuyordum. Sadece hesaptan giriş yapamadığım için genelde anonim olarak geliyordum..
Gizemli Kimlik'le sürekli haberleştik, konuştuk, tam bi canımın içi oldu kendisi.. Loretta'm, senden haber alamadım çok fazla, umarım iyi geçmiştir tüm sınavların, seni de çok merak ettim..
Yalnız var ya, ağustostan beri çalışıyorduk, böyle birden bırakınca farklı bi durum oldu bende. Sanki az sonra uyanacağım, hadi bakalım dershane vakti olacak gibi duruyor..
Neyse, ben ygs'den yazmaya başlayayım.. artık ne kadar yazabilirsem..
22 Ocak 2015
Sınav öğrencisinden depresyon satırları...
İyi değilim.. Zaten depresyona meyilli bi yapım var biliyorsun, iyice depresyona girdim.. istediğim net sayısına bi türlü ulaşamıyorum. yaklaşıyorum ama kalıyorum ucunda.. bundan 3 hafta önce de ben aynı neti yapıyordum, şu anda da pek bi fark yok gibi..
Ya hep duyuyordum aslında, hani ygsye istediğin kadar çalış netlerin hep aynı civardadır diye. aslında oturup ygs çalışması falan yaptığım yok, hani anlatılan konuları tekrar edip konu testi çözmeye çalışıyorum.. ama kime sorsam "deneme çöz, deneme deneme,1!221!!" dedikleri için sağ olsunlar, moralim bozuluyor..
şimdi birkaç bi şey anlatıcam.. umudum kimi zaman tavan yaptı, kimi zaman yerin dibine girdi..
şimdi ben istediğim okul ege bölgesinde olsun istiyorum.. nedenini anlatırım daha sonra.. kendimi adana'ya ait hissedemiyorum, havası iğrenç, insanları berbat.. 17 yıldır buradayım ve üniversite meselesini duyduğumdan beridir inşallah buradan kurtulurum diyorum..
neyse...
bizim okulda bi kız vardı.. benden bi yaş büyük.. yazılılarımızda sınıfları kararlardı, ben de hep ona denk gelirdim, bazen onunla otururdum.. hatta bana kopya vermişliği bile var. geçen sene, ygsden sonra bu kızı gördüm ben.. lan morali falan bi bozulmuş anlatamam.. ve hani baya baya başarılı bi kızdı yani.
ygs zamanı da bitti, hatta lys zamanı da bitti, biz yazın yakın arkadaşımla bi kafede oturuyoruz.. bi baktık ki, o! tabi hemen çağırdık masamıza, ama nasıl mutlu sana anlatamam.. Sorduk işte ne yaptın, nereyi kazandın diye.. ygs'de 30 bininci olmuş ama lys ile 9 bine çekmiş ve MANİSA TIPTA!! ve üniversitesi izmir'e ve hatta bornova'ya sadece 20 dakika uzaktaymış.. İzmir'de yaşayacakmış ama Manisa'da okuyacakmış.. imrenmekten kendimi yedim bitirdim..
açıkçası ben tıp istiyorum falan ama diş de gelse koşa koşa gidecek bi insanım yani.. neyse.
Sonra bu aynı kızın yakın bi arkadaşı vardı. o da öyle samimi bi kızdı, severdim yani onu da. onunla da geçen facebook'ta konuştuk..
Dedim ki "ben ygs'den çok korkuyorum." bak bunu söylemişim, allahın aşkına bana moral ver diye yalvarıyorum sana.. dediği laf: "Ben yetiştirememiştim sınavı, sen de yetiştiremeyeceksin büyük ihtimalle."
Lan zaten depresyondayım diye seninle konuşuyorum, yazdığın şeye bak!
Sonra dedi ki "Ama herkes Türkçe'de zaman kaybetmişti, sen yazı falan yazıyorsun iyidir Türkçe'n."
Dedim ki eğer moral vermeyeceksen ben çıkıyorum.. O da "Kararlı ol ve moralini bozma" dedi. Kendisi de 23 binden 12 bine çekip hatay tıp'a gitti de birazcık.. hımm çok sert..
yani demem şudur ki, yavaş yavaş ilk sınavımdan umudu kesmeye başladım.. her deneme sınavında matematikten en az 5 soruda işlem hatası yapmaktan da sıkıldım artık.. fendeki dikkatsizliklerimden de.. off, senin de içini sıkıyorum farkındayım ama yazmazsan evde ağlayabilirim, böylesi daha iyi..
bi de benim gibi sınav öğrencileri için birkaç site önereyim. 2 tane önericem, birkaç tane ne! Birisi sınavı dereceyle kazanmış bi çocuğun blogu.. Azimli yazar.. tüm yazılarını bi günde bitirdim..
diğeri de benim gibi fizikle başı dertte olan insanlar için bi konu anlatım sitesi. Mustafa Tekinay.. adam tam bi baba, videoları falan çok zevkle dinliyorum, hatta kitap sipariş etmeyi bile düşünüyorum yakın zamanda..
bu arada fizik dersimi düzelttim.. bi tek elektrik kaldı, onu da özel ders almaya başladım bi arkadaşımla, öyle hallederim gibi duruyor.. şu 3 günlük tatilimde öyle bi çalıştım ki, keşke 6 ay boyunca öyle çalışsaydım diyorum.. oturdum kendi başıma konu bitirdim.. ama bitirdiğim konular ygs değil, lys konusu.. matematik çalıştım. çünkü ben ygs'den sonra o 2 ayda fene ağırlık vermek istiyorum, matematiği alttan alttan halletmem lazım..
ve bazen denemelerde fizik netim kimya ve biyolojiden yüksek geliyor, ben de sevinsem mi üzülsem mi bi türlü karar veremiyorum..
aslında yükselişime bakıyorum da, bazen seviniyorum.. ben yazın ilk sınavda fenden kaç net yaptım biliyor musun.. 40'ta 9! bildiğin 9 ama, tek basamaklı.. öyle bi bilmiyordum ki konuları, zaten yazın da hiç çalışmamıştım.. şimdi arttı ama istediğim gibi değil..
vallahi ege, dokuz eylül falan istemiyorum! Yemin ederim ki! tek istediğim ege bölgesinde veya akdeniz'in sonlarına doğru bi üniversite.. ha orada gelmiyor ama başka bi yerde iyi bi bölüm geliyor diyelim.. valla oraya da giderim lan.
yani özet geçmem gerekirse:
Ya hep duyuyordum aslında, hani ygsye istediğin kadar çalış netlerin hep aynı civardadır diye. aslında oturup ygs çalışması falan yaptığım yok, hani anlatılan konuları tekrar edip konu testi çözmeye çalışıyorum.. ama kime sorsam "deneme çöz, deneme deneme,1!221!!" dedikleri için sağ olsunlar, moralim bozuluyor..
şimdi birkaç bi şey anlatıcam.. umudum kimi zaman tavan yaptı, kimi zaman yerin dibine girdi..
şimdi ben istediğim okul ege bölgesinde olsun istiyorum.. nedenini anlatırım daha sonra.. kendimi adana'ya ait hissedemiyorum, havası iğrenç, insanları berbat.. 17 yıldır buradayım ve üniversite meselesini duyduğumdan beridir inşallah buradan kurtulurum diyorum..
neyse...
bizim okulda bi kız vardı.. benden bi yaş büyük.. yazılılarımızda sınıfları kararlardı, ben de hep ona denk gelirdim, bazen onunla otururdum.. hatta bana kopya vermişliği bile var. geçen sene, ygsden sonra bu kızı gördüm ben.. lan morali falan bi bozulmuş anlatamam.. ve hani baya baya başarılı bi kızdı yani.
ygs zamanı da bitti, hatta lys zamanı da bitti, biz yazın yakın arkadaşımla bi kafede oturuyoruz.. bi baktık ki, o! tabi hemen çağırdık masamıza, ama nasıl mutlu sana anlatamam.. Sorduk işte ne yaptın, nereyi kazandın diye.. ygs'de 30 bininci olmuş ama lys ile 9 bine çekmiş ve MANİSA TIPTA!! ve üniversitesi izmir'e ve hatta bornova'ya sadece 20 dakika uzaktaymış.. İzmir'de yaşayacakmış ama Manisa'da okuyacakmış.. imrenmekten kendimi yedim bitirdim..
açıkçası ben tıp istiyorum falan ama diş de gelse koşa koşa gidecek bi insanım yani.. neyse.
Sonra bu aynı kızın yakın bi arkadaşı vardı. o da öyle samimi bi kızdı, severdim yani onu da. onunla da geçen facebook'ta konuştuk..
Dedim ki "ben ygs'den çok korkuyorum." bak bunu söylemişim, allahın aşkına bana moral ver diye yalvarıyorum sana.. dediği laf: "Ben yetiştirememiştim sınavı, sen de yetiştiremeyeceksin büyük ihtimalle."
Lan zaten depresyondayım diye seninle konuşuyorum, yazdığın şeye bak!
Sonra dedi ki "Ama herkes Türkçe'de zaman kaybetmişti, sen yazı falan yazıyorsun iyidir Türkçe'n."
Dedim ki eğer moral vermeyeceksen ben çıkıyorum.. O da "Kararlı ol ve moralini bozma" dedi. Kendisi de 23 binden 12 bine çekip hatay tıp'a gitti de birazcık.. hımm çok sert..
yani demem şudur ki, yavaş yavaş ilk sınavımdan umudu kesmeye başladım.. her deneme sınavında matematikten en az 5 soruda işlem hatası yapmaktan da sıkıldım artık.. fendeki dikkatsizliklerimden de.. off, senin de içini sıkıyorum farkındayım ama yazmazsan evde ağlayabilirim, böylesi daha iyi..
bi de benim gibi sınav öğrencileri için birkaç site önereyim. 2 tane önericem, birkaç tane ne! Birisi sınavı dereceyle kazanmış bi çocuğun blogu.. Azimli yazar.. tüm yazılarını bi günde bitirdim..
diğeri de benim gibi fizikle başı dertte olan insanlar için bi konu anlatım sitesi. Mustafa Tekinay.. adam tam bi baba, videoları falan çok zevkle dinliyorum, hatta kitap sipariş etmeyi bile düşünüyorum yakın zamanda..
bu arada fizik dersimi düzelttim.. bi tek elektrik kaldı, onu da özel ders almaya başladım bi arkadaşımla, öyle hallederim gibi duruyor.. şu 3 günlük tatilimde öyle bi çalıştım ki, keşke 6 ay boyunca öyle çalışsaydım diyorum.. oturdum kendi başıma konu bitirdim.. ama bitirdiğim konular ygs değil, lys konusu.. matematik çalıştım. çünkü ben ygs'den sonra o 2 ayda fene ağırlık vermek istiyorum, matematiği alttan alttan halletmem lazım..
ve bazen denemelerde fizik netim kimya ve biyolojiden yüksek geliyor, ben de sevinsem mi üzülsem mi bi türlü karar veremiyorum..
aslında yükselişime bakıyorum da, bazen seviniyorum.. ben yazın ilk sınavda fenden kaç net yaptım biliyor musun.. 40'ta 9! bildiğin 9 ama, tek basamaklı.. öyle bi bilmiyordum ki konuları, zaten yazın da hiç çalışmamıştım.. şimdi arttı ama istediğim gibi değil..
vallahi ege, dokuz eylül falan istemiyorum! Yemin ederim ki! tek istediğim ege bölgesinde veya akdeniz'in sonlarına doğru bi üniversite.. ha orada gelmiyor ama başka bi yerde iyi bi bölüm geliyor diyelim.. valla oraya da giderim lan.
yani özet geçmem gerekirse:
- ilk sınavdan çok umutlu değilim..
- ikinci sınavdan da umutlu olduğum söylenebilir mi, bilmiyorum.. ona daha çok çalışıyorum o ayrı.. bi de bende sanırım yorumlama gücü pek yok, matematik soruları akıl oyunları gibi çıkıyor ilk sınavda.. bende akıl olsa zaten kendi ölümümü düşünüp tüm gece ağlamazdım..
- böyle düşük sonuçları iyi bir şeye çekenlerden mi olacağım, yoksa yerinde sayanlardan mı, zaman gösterecek..
- son bilmemkaç gün.. gün saymak da istemiyorum!
- o kadar çok hayalim var ki, hangi birini yapabileceğim bilmiyorum..
- sizi çok özledim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


